Zaman bazen durur. O an kalırsınız öyle hiçbir şey geçmez. Takılırsınız. Anlamazsınız neden olduğuuda ama o an sizin için durur
zaman,time,kişisel,hayatımızdaki bazı anlar,neler yaşıyoruz,hissettiklerimiz,nasıl bir andayız,zaman bazen durur,zamanın durması,hayatın durması,yaşamsal aktivite,
Nasılsınız Arkadaşlar ilk önce bir halinizi hatırınızı sorayım. Daha sonra da yazıma başlayayım..
Bazen bir şey düşünemeyiz. Dururuz öyle sanki zaman durmuş gibi hareket etmeyiz kendi kendimize kalırız daha sonra ise bir şey olmaz. O an bir süreliğine sanki bir robotmuşsunuzdur ve birisi kapatma veya durdurma düğmenize basmıştır ve yine o an bir bunalım bir huzursuzluk düşer insanın vücuduna. Zevk alamazsın hiçbir şeyden. Herkesin söylediği, buna en yakın arkadaşın da dahil ağır ya da sıkıcı gelir. Sadece yapmak istediğin bir yerde oturup kendini dinleme veya sadece oturmak kimsenin olmadığı sen ve doğanın olduğu bir yerde oturmak ya da uzanmak istersin. O an hiçbir derdin kalmaz çünkü en büyük derdin sessiz bir yer bulmaktır. Belki bulursun belki bulmazsın ama bulduğunda yapacağın bellidir. Orada kalırsın saatler geçer ve bu saatlerin geçtiği anlarda sanki zaman durmuş gibidir ve sen bu zamanı zaman dilimi bittiğinde 1 saniye geçmiş gibi hissedersin. Çünkü bu geçen zaman diliminde hiçbir şey düşünmemişsindir sadece duyduğun rüzgar sesi kuş cıvıltısıdır. Toprağın, çimenin kokusu ciğerlerinde şenlenir. Huzura kavuşursun ve kendine gelirsin. Çok güzel bir andır bunlar ve bunları anca yaşayan bilir.

Hepimizin böyle anları vardır. Çünkü gün içinde milyonlarca işlemin içinden geçiyoruz. Konuşuyoruz, tartışıyoruz, dinliyoruz, gözlemliyoruz ama kendimize vakit ayıramıyoruz/Ayırmıyoruz. Neden? Çünkü normal yaşam dilimimiz de bizi belli kalıplara sokuyorlar ve o kalıplardan başka bir yere hareket edemiyoruz. Düşünmemize yada başka bir şey yapmamıza izin vermeyen kalıplar. İnsan bedeni bunları ilk zamanlar kaldırır ve daha sonra alışkanlık haline gelince sanki onu yapmayınca kötü bir şey yapmış gibi olur. Ama belli bir süreden sonra artık ne kadar alışsa da bu durum ağır gelmeye başlar. Çünkü vücut artık bunu kaldıracak durumda değildir. Böyle durumlarda ara sıra yukarıda dediğim bir anlık bir şey yaşanır ve ondan sonra vücut rahatlamak için ağlamak, yada gidip bir yerde sessizce huzura dalmak ister. Bunun nedeni çevreden gelen aşırı baskıdır.

Bizi biz etmekten alı koyan her şeyi bırakalım. O zaman zamanın ve anın tadını nasıl alacağımızı. O gereksiz bunalımlarımızın nasıl gideceğini göreceğiz.
İnsan ne yaparsa kendine yapar. İyiyi de kötüyü de kendine yapar. Başka hiç kimseye değil. Şimdi ki yaşamımızda biz kötülük yapıyoruz. Çünkü eskimizi kaybediyoruz. Sanki o an yokmuş gibi yaşıyoruz. Her şeyi boşlamış gibi görünüyoruz ama içten içe ölüyoruz…..

Bu yazının ikinci bölümüne alttaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz….
İkinci Bölüm(Yakında Eklenecektir)



Yeni yazılardan anında haberdar olmak için Ücretsiz E-posta Aboneliğinizi gerçekleştirmeyi unutmayınız….

Yorum Yap:

0 comments: